Stresi Yönetin, Yoksa O Sizi Yönetir

Hayatınız ne kadar stresli? Ne kadar zamandır stres altındasınız? Öfke ve endişe gibi duyguları her gün yaşıyor ve bunlardan kurtulamıyor musunuz? Sürekli soğuk algınlığına yakalanıyor musunuz? Kendinizi yorgun hissediyor musunuz veya kendinize hedefler belirleyip bunlara ulaşmakta güçlük mü yaşıyorsunuz? Okuduklarınızı anlamakta veya hatırlamakta zorluk çekiyor musunuz? Kronik uykusuzluk yaşıyor musunuz? Sürekli diyet yapıp kilo veremiyor musunuz?  Bunların nedeni stres olabilir. Stresi daha yakından tanımak, vücudunuz, aklınız ve ruhunuzla arasındaki bağlantıyı nasıl etkilediğini anlamak ve stres yönetme tekniklerini öğrenmek istiyorsanız doğru yerdesiniz..

Stres çağımızın en önemli hastalığıdır. Hastalıkların babası da diyebiliriz. Çünkü gripten kalp hastalıklarına hatta kansere kadar geniş bir yelpazede birçok hastalığın nedenlerinin başında stres geliyor. Stresli insanlarda kalp hastalıklarının 3 kat fazla olduğu, kalp krizinden ölümün 5 kat fazla olduğu biliniyor. Hayatın her safhasında, ilkokulda, üniversitede, işyerinde stresle baş başayız. Bizi kronik mutsuz, kaygılı yapıp enerjimizi tüketen, yaratıcılığımızı azaltan, daha kolay hastalanmamızı ve yaşlanmamızı sağlayan baş aktör ama biz doktorlar bile onu yeterince iyi tanımıyor, yönetemiyoruz. Çok uzun eğitimler aldık, ama stres yönetme eğitimleri almadık. Belki de bu yüzden stresini yönetemeyen bir çok doktor bile sigara, alkol, aşırı yemek yeme gibi yanlış yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor. Bence öncelikle alınması gereken eğitim, stresi yönetme eğitimi olmalı.

Stres, ilk insanların tehlike karşısında savaş veya kaç durumuna girmeye hazırlıklı olma ihtiyacından doğmuş bir işlev. Zorlanmaya karşı bedenimizin verdiği bir yanıt.  Bu durumda nabız hızlanır, kaslar gerilir, duyular aşırı hassaslaşır ve vücut savaşmaya veya geri çekilmeye hazırlanır. İnsanoğlu aslında bu sayede belki de hayatta kaldı, aslandan, ayıdan kaçtık, savaştık ve hayatta kaldık. O zamanlar bu aşırı uyarılmış hal kısa sürüyordu ve vücut kısa sürede sakin haline dönüyordu. Oysa günümüzde korku, öfke, endişe veya üzüntü gibi duygular ile savaş veya kaç uyarı sistemimiz sürekli tetikte olduğundan tüm bedeni yıpratıyor.

Stresle başa çıkamazsak, ne olur?

Stres konusunda en geniş araştırmaları olan bilim adamı Hans Selye diyor ki: ” Bugün yaygın hastalıkların çoğunun mikropların, virüslerin, zararlı maddelerin veya her türlü dış etkenin yarattığı aksaklıklardan çok, strese uyum gösterme eksikliğinden kaynaklandığını görüyoruz”

Stres altında bağışıklık sistemi baskılanır. Birçok araştırmada stresin bağışıklık sisteminin askerlerinden olan T lenfositlerini azalttığını göstermiştir.

Stres kilo aldırır, kortizol ve adrenalin yağ yapar. Kaos olan ülkelerdeki insanlar ölmemek için nasıl un, bakliyat depoluyorsa stres anında da vücut yağ depolar ve kilo alırsınız.

Bilim adamı Dr. Bartop’ın yaptığı araştırmada 6 hafta önce eşlerini kaybetmiş, 26 dul kadın incelemeye alınmış. Şeker hastalığı, kalp hastalığı, bağırsak koliti, eklem romatizması, alerjik cilt hastalığı ile stres arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiş. Alınan kan örneklerinde ise vücut savunma sistemini gösteren T-lenfositlerin işlevinde azalma gözlemlenmiş.

Ohio State Üniversitesinde yapılan çalışmada ise “Homecysteine” adlı aminoasidin stresli kişilerde arttığını gösteriyor. Bu madde kalp hastalıkları riskini artıran bir maddedir.

Herkes stressiz bir hayat ister. Maalesef bu çoğumuz için mümkün değildir. Stresin günlük hayatınızın bir parçası olduğunu kabul ederseniz, aşmak için gerekli adımları atabilirsiniz. Stresin azı bazen yararlı olabilir çünkü motivasyonumuzu arttırır ama stres miktarı arttıkça ve süresi uzadıkça yıkıma neden olur. Uzun vadeli stresin psikolojik etkileri arasında sinirlilik, endişe, huysuzluk, depresyon, üzüntü ve asabiyet sayılabilir. Eğer uzun süredir stres altındaysanız doğru düşünmekte, karar vermekte, dikkatinizi toplamakta, öğrenmekte veya öğrendiklerinizi hatırlamakta zorlanabilirsiniz. Uykusuzluk çekebilir, kaza yapabilir veya olumsuz düşüncelerden kurtulamayabilirsiniz. Olumsuz alışkanlıklar edinebilir veya tik geliştirebilirsiniz.

Uzun süreli stresin fiziksel etkileri arasında; baş ağrısı, kas ağrısı, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, mide rahatsızlıkları, ishal, kabızlık, ellerde titreme, terleme veya üşüme sayılabilir. Stres kurdeşene, deride kızarıklıklar çıkmasına, dişlerin sıkılmasına, kulakların çınlamasına veya soğuk algınlığına sebep olabilir. Stres uzun süre çözülmeden kalırsa ciddi bir rahatsızlık geçirme ihtimaliniz artar. Eğer stresin fiziksel ya da psikolojik belirtilerinden herhangi birini uzun süredir yaşıyorsanız profesyonel yardım almalısınız. Böylece stresi daha çabuk yenebilirsiniz.

İçsel ve Dışsal Stres

Her yerde stres vardır. İçimizde sürekli olarak stres yaratılır veya başka kaynaklardan stres alırız. Stresin kaynaklarını tespit etmek, aşmanın ilk adımıdır.

İçsel stres, bilinciniz ve bilinçaltımız tarafından yaratı­lır. Geçmişteki deneyimlerinizden, bugün içinde olduğunuz durumdan veya gelecekle ilgili beklentilerinizden kaynaklanabilir. Geçmişle stres yaratan ve çözülememiş olayların anıları birçok insanın hayatını karartabilir. Olumsuz bir anının yarattığı imge, zihninizde defalarca canlanır ve olumsuz bir deneyimi veya deneyimleri tekrar tekrar yaşarsınız. Bitmeyen bir döngüye takılıp kalmaya benzer.

Bu imgeler bilinçaltınızdan gelir ve beş duyunuzdan herhangi birisiyle hatırlanır.

Dışsal Stres

Dış kaynaklara bağlı dışsal stres işle, okulla veya ilişkilerle ilgili olabilir. Bazen bir anda ortaya çıkabilir. Trafik öfkesi buna güzel bir örnektir. Yolda ilerlerken başka bir sürücü aniden sizin şeridinizi ihlal edebilir. Bu durumda kazayı önlemek için aniden direksiyonu kırmanız gerekir ve öfkelenir ve gerilirsiniz. Gürültü de dışsal strese yol açabilir.

Geçmişten Gelen Stres

Eğer geçmişten gelen ve sürekli aklınıza takılan stres veren bir sorununuz varsa bu, kendinizi olumsuz transa soktuğunuz anlamına gelir. Geçmişten kaynaklanan stres, bilinçaltınıza yerleşir ve ayrılmaz. Stres çözümleninceye kadar sürekli olarak etkisi altında kalırsınız. Stres kaynağını bulmak, çözmenize yardımcı olabilir.

Gelecek Stresi

Bilememek, belirsizlikler stres yaratabilir. Eğer bir olayın nasıl gelişeceğinden emin değilseniz endişe duyabilirsiniz. Bir şeyin mükemmel gitmesini beklerseniz bu nadiren gerçekleşir. Gelecekle ilgili birçok şey hakkında endişe duyabilirsiniz; sağlığınız, işiniz, ödenmemiş faturalarınız veya ilişkileriniz. Gelecek üstünde yoğunlaşırsanız, şimdiki anın farkına varamazsınız.

Stresi yönetme yolları:

  1. Düzenli egzersiz yapın. Bu kas gerginliğinizi azaltır ve daha iyi hissetmenizi sağlar.
  2. Düzenli ve sağlıklı beslenin, bu strese olan direncinizi arttırır. Öğün atlamayın, kafeini azaltın veya kesin. Kahve başlangıçta size enerji verse de sonra ters etki yapar.
  3. Bilinçaltı çalışmaları yapabilirsiniz. Meditasyon yapın, dua edin, şükredin. Sahip olduklarınıza odaklanın. Bunlar kendi özünüzle, bilinçaltınızla daha iyi iletişim kurmanıza yardımcı olur.
  4. Nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Üzüntülü, kaygılı olduğunuzda nefesinizin kesik kesik olduğunu ve yüzeyselleştiğini fark etmişsinizdir. Bu durumda derin nefesler alıp yavaş yavaş verin, nefesiniz verirken ‘’Rahat, daha rahat’’, ’’Gevşiyor gevşiyor, daha da gevşiyorum’’ diyebilirsiniz.
  5. Stresi azaltmaya yardımcı olan Gingko biloba, Sarı kantaron, Ginseng, Passiflora  gibi bitki ekstrelerinden yararlanabilirsiniz. Bir hastalığınız varsa, ilaç kullanıyorsanız bunun için öncelikle doktorunuza danışmanızı öneririm.
  6. Düşünce ve duygularınızı fark edip düzenleyin. Olumsuz olaylar karşısında duygusal ve davranışsal tepkiler vermenize neden olan akılcı olmayan düşünceleriniz varsa değiştirmeye çalışın.
  7. Hobiler Geliştirin. İlgi alanlarınıza uygun, sizi rahatlatacak aktiviteler bulmak stresin etkilerini azaltacaktır.
  8. Zamanı iyi kullanın. İşlerinizi, yapmanız gerekenleri ertelemeyin. Eve iş götürmemeye çalışın, sosyal etkinliklere zaman ayırın, bunun için  zaman yönetimi becerilerinizi geliştirin.
  9. Stresi azaltan akupunktur noktalarına masajlar yapabilirsiniz. Basitçe her iki elinizdeki işaret ve baş parmak arasında etli kısma veya el avcunuzun ortasına diğer elin başparmağı ile günde 3 kez 30 saniyelik orta sertlikte masajlar yapmanız endorfin hormonunu arttırarak stresi azaltmaya yardımcı oluyor.
  10. Eğer kronik stres yaşıyorsanız bu depresyona, panik atağa, yüksek tansiyon gibi sorunlara  neden olmuşsa bir uzman yardımı almalısınız. Bu, problemlerimizin farkına varmanıza ve çözümüne yönelik stratejiler belirlemenize yardım edecektir.

Gevşeme Meditasyonu

Aşağıdakileri bir ses kayıt cihazına veya cep telefonunuza  kaydedip dinleyebilirsiniz. Arka fonda sevdiğiniz enstrümantal bir müzik veya doğa sesleri  ile yapılacak kayıt daha faydalı olur.

Sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği rahat bir yere geçin. 5 tane derin nefes alın ve ciğerlerinizi tamamen boşalttığınızdan emin olun. Şimdi başınız sabit dururken, gözlerinizi yukarı doğru sanki kaşlarınızın arasına bakar gibi ,gözlerinizi kırpmadan yukarı doğru bakın.. Bu, bilinçaltınız ile iletişim kurmanızı sağlar.. 5’den 1’ doğru sayarken göz kapaklarınızın ağırlaşmaya başladığını hissedin veya düşünün.. 5.. göz kapakların ağarlaşıyor ..4..göz kapakların daha da ağarlaşıyor..3..iyice ağırlaştı.. 2…daha da ağırlaştı…ve 1 .. gözlerinizi kapatın…derin derin gevşeyin.. şimdi de bedenizi gevşetmek için 5’den 1’ doğru sayacağım..söylediğim yerleri düşünün veya hayal edin..her sayıyla daha da gevşeyin..5..boynunuz biraz daha gevşesin..4..kollarınızı gevşetin..3 ..karnınızı,belinizi gevşetin..3..bacaklarınızı dizlerinize kadar gevşetin..2 ..dizlerinizin altından ayak bileklerinize kadar gevşeyin..ve 1 ..ayak parmaklarınızı ve her yeri tamamen gevşetin.. çok güzel.. Şimdi sizi güzel bir sahile götüren bir gezi hayal edin.. sahilde yürüdüğünüzü hayal edin..ayaklarınızın altındaki kumun yumuşaklığını,güneşin sıcaklığını,aydınlığını  hisssedin..belki de dalgaların sesini duyabilirsiniz..şimdi.. beni takip ederken biraz daha gevşe.. aklından geçen düşünceler varsa..biraz daha gevşe..ve geriye gidip gevşemeyi ilk nerede hissettiğini hatırla..sen rahatladıkça o nereye doğru yayılıyordu…şimdi o duyguyu al ve zihninde hızlıca döndür…benim uyguladığım bir yöntem var..huzuru,gevşemeyi zihnimde döndürürken..serbestçe akışa geçmesini sağlarım..ve rahatladıkça şöyle derim..rahatlayacak ve derin derin gevşeyeceksin..bilinçaltın ayrıntıları hallederken ,sonrasında ne olacağını merak edeceksin..daha da derinleştiğini hissederken..kendini daha çok sevdiğini düşün ve değerli olduğunu..kendine güvenin artarken..derin derin gevşe…bu kelimeyi seviyorum..çünkü derin derin gevşeyip kaslarını da gevşetirsen… zihnindeki görüntülerin odağını da değiştirebilirsin… hatta iç sesinin söyledikerini de yeniden düzenleyebilirsin..ve son derece gevşemiş olduğun bu halde ne olduğunu merak edebilirsin…eğer zihninde bir görüntü veya ses oluştuysa..onu dağıt ve uzağa gönder..iyice küçülsün,zerre kadar olsun..üfle ve uçup gitsin..senden uzaklaşmasını sağla..şimdi aşağı doğru bir rahatlama durumuna doğru süzül..ve beni takip ederken..her kelimenin bir anlamı olduğunu hatırla..çünkü sen onların ne anlama geldiğini bilmeden önce…ben gevşe..gevşe kelimesini her söylediğimde..bedenin gevşemenin, uyumanın ne olduğunu bilir..bilinçaltının sana yardımcı olmak istediğini her söylediğimde..bilinçaltın ne yapacağını bilir..bilinçaltın seni her zaman korudu..eğer gözlerine doğru bir şey gelirse,gözlerini kırparsın…bilinçaltın nasıl gevşeceğini de bilir…gülümsemeyi de hatırla..bunu bilmek sana iyi hissettirecektir…sanki bir rüyadaymışsın gibi..çünkü rüya gördüğünde rüya görüyor olduğunu her zaman bilmezsin.. bu yüzden şimdi sahip olman gereken rüya..isteklerinin yüzeye çıktığı..hayallerinin yüzeye çıktığı..endişelerinin korkularının geri gidip silikleştiği bir rüya olabilir..geriye..derinlere..içeriden dışarıya gittiğinde olan şey..şimdi bilincinin bu düşüncelerden uzaklaşıp..bir rahatlama..bir keyif ve huzur haline girmen olabilir.. aldığın her nefes ciğerlerine doğru kendiliğinden akarken…kanına karışıp bütün hücrelerine yayılsın..her hücrene oksijen gibi yayılsın..yayılsın..yayılsın..hüclerinin içindeki..etrafındaki bütün toksinleri temizleyen bu güzel enerji ile yıkandığını, arındığı hisset..güzel bir duş gibi.. harika..sakin.. huzurlu..arınmış hissediyorsun..bu güzel enerjinin hücrelerinin çekirdeğine..kromozomlarına işlediğini hayal et..ve böylece derin derin GEVŞİYORSUN…çünkü  gevşemenin sana çok şey kazandıracağını biliyorsun..sağlık,güzellik,kendine güven ve her şey.. hemen şimdi..hemen şimdi..

Olumlamaları birkaç kez daha tekrarlayabilirsiniz. Kaydın sonunda 2 dakika daha doğa müziğini kaydedip bitirin.Bu kaydı her gün en az 1 kez, özellikle yatmadan önce veya sabah uyandıktan hemen sonra dinleyin. Kısa bir süre sonra içinizde huzur ve büyük bir rahatlama hissedecek,streslerinizin azaldığını,hayatınızın her alanda daha iyiye gittiğini göreceksiniz.Hoşçakalın…

İLETİŞİM BİLGİLERİ
  • Tel : +90 212 240 33 22 / Gsm : +90 532 242 55 63
  • E-Posta : info@drendervardar.com
  • Valikonağı Cad. Pulcu Ap. No:88/2 Nişantaşı
    Şişli, İstanbul, Türkiye
Yasal Uyarı: Sitedeki tüm yazılar bilgilendirme amaçlı olup,teşhis ve tedavi amacı gütmemektedir Kullanıcılarımızın herhangi bir problem ile karşılaştıklarında gecikmeden en yakın uzman hekime başvurmaları gerekmektedir!.
Vajinismus